Our Recent Posts

Tags

ÖTE DÜNYADAN VERİLEN PORTRELER… AMA KİMLERİN!

Her toplu gösteri yaptığımda, öncelikle kısa bir açıklama yapar, nasıl çalıştığımı anlatırım. Her çalışmanın bir deneme olarak kabul edilmesi gerektiğini, çünkü her defasında olayın kendine özel olduğunu söyler, o nedenle de sonuçlara açık olmalarını isterim. Yakın zamanda yaptığım iki grup çalışmasi bunun ne kadar doğru olduğunu ortaya koydu. Her ikisinde de çizilen bazı portreler ve yapılan iletişim daha önce yapmış olduğum tüm çalışmalardan çok farklı idi. Stockwell kilisesinde 4 Haziran’da yaptığım gosteride, çizilen ilk iki portrenin o anda hayatta olan iki kişiye ait olduğu ortaya çıktı. Daha öncede yaşayan iki kişinin portrelerini yapmıştım ama bunlar özel görüşmeler sırasında verilmişti. Bu toplu bir gösteri için bir ilk idi. İlk çizilen portre genç gözüken bir beye aitti. İletişim kuran kişi ise “öte dünya”da olan annesi idi. Bize oğluna şifa verildiğini soyledi. Bu çizimi kabul eden bayan daha sonra resmi almaya geldiğinde açıklama getirdi ve dedi ki o akşam kiliseye girer girmez ilk yaptığı bu beyin ismini şifa listesine koymak olmuştu. Bu bey aslında o anda hastanede olan ve çok kısa bir süre önce ameliyat geçirmiş yaşlı bir beydi ve gerçekten şifaya gereksimi vardi. Şifa verildiğinin haberi ise annesi tarafindan yanıtlanmıştı! İkinci çizilen portre ise bir bayana aitti. Dinleyiciler arasındaki bir bey verilen bilgileri kabul ettiği gibi resimdeki kişiyi de hemen tanımıştı. Daha sonra o da bize bu bayanin şifaya ihtiyacı olduğunu, kendisini bir kaç gün önce gördüğünde kiliseye gelip şifa almasını önerdigini soyledi. Bayan ise kendisinin hiç bir zaman spiritüel kiliseye gitmeyeceği yanıtını vermişti ama işte şimdi kendi olmasa da resmi kilisedeydi! Belki verdiği yanıtı tekrar düşünmek istiyecektir! Diğer bir ‘ilk’ ise 6 Haziran’da Barnes Healing kilisesinde gerçekleşti. Çizilen portrelerden birisi 10 yaşlarında gözüken bir erkek çocuğunun resmi idi. Bu çocuğun arkasında çok büyük bir gururla genç bir kadın durduğunu görüyordum. Hissettiğim bu bayanın o çocuğun annesi olduğuydu. Aldığım bilgileri ilettiğimde arka sıralarda oturan bir bey elini kaldırdı ve bu resmin kendisinin çocukluk resmi olabileceğini söyledi. Annesini 12 yaşinda iken kaybetmişti. Şimdi çok daha ileri bir yaşta olmasına rağmen, resimle bu beyin benzerliği de çok şaşırtıcıydı. Ancak annesi kendi resminin değil oğlunun portresinin çizilmesini sağlamıştı! Bu yukarıdaki hikayelerden de anlaşılacağı gibi çizilen portreler ve verilen bilgiler sadece ölümden sonra hayatın devamlılığını kanıtlamak icin verilmemişti, aynı zamanda ‘ote dunya’ya gecmis sevdiklerimizin bizim hayatımızla ne kadar yakından ilgilendiklerini vede yardım ettiklerini gösteriyordu.

©2017 by Esi Cakmakcioglu

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now