Our Recent Posts

Tags

BİR NOEL HİKAYESİ...


Noel tatilinden bir kaç gün önce sihirli bir olayla karşılaştım. Benim istediğim internet sayfamı bu hikaye ile birlikte yeni yılda birlikte hayata geçirmekti. Ama, bu güne kadar beklemem gerekti. Noel tatilinden bir kaç gün önce, soğuk ve karanlık bir öğleden sonra, hızlı hızlı yürüyerek Londra, Hampstead’da olan bir randevumdan eve dönüyordum. Her iki yanında yüksek yaşlı ağaçların ve ailelerin oturduğu büyük evlerin olduğu bulvar terkedilmiş gibiydi. Yürürken, bir bahçenin duvarının dibine bırakılmış, geniş ve sık yapraklı bir bitki gordüm, yakından bakınca Ataturk çiçeği (poinsettia) olduğunu anladım. Kıpkırmızı yaprakları karanlıkta bile göz alıcı idi. Yoluma devam ederken bitkinin bu soğuk ve buzlu geceden sağlam çıkmayacağını düşünerek üzüldüm. Bulvar üzerinde bir kaç ev geçmiştim ki içimden gelen bir his beni durdurdu, geri gitmeli ve yalnız duran bitkiyi almalıydım. Geri yürürken, aklımdan sorular geçiyordu; niçin alıyorsun? Alıp ne yapacaksın? Elime aldığımda plastik saksının kırık olduğunu farkettim. Belki de bu nedenle yol kenarına atmışlardı. Yolun biraz aşağısında, otobüs durağında oturan bir yaşlı bey gördüm. Bitkiyi ona alması icin teklif ettim ama reddetti. Yoluma devam ettim ve birazdan bir yan sokağa saptım. Yine yolun iki tarafında büyük evler vardı ama görünürde kimseler yoktu. Gözüme biraz daha ileride park etmiş olan bir küçük kırmızı kamyonet takıldi. Yaklaştığımda önde, yan koltukta birisinin oturduğunu ve arabanın arkasının aletlerle dolu olduğunu gordüm. Arabanın hemen yanında arabanın sürücüsü olduğu belli olan birisi termos ve çay bardaklarını toparlıyordu. Oyle gozüküyordu ki bir çay molası vermişler vede yollarina devam etmek üzere idiler. Üstlerinde kirli kıyafetleri ve başlarında kalın yünlü şapkalar vardı. Şansımı denemeye ve bulduğum bu bitki ile ilgileneceklermi diye sormaya karar verdim. Yolda bulduğum bu bitkinin çok hoş olduğunu ama hemen bir aylık bir seyahate çıkacağim için evime götüremiyeceğimi söyledim. Saksıyı elimden aldı ve dikkatlice gözden geçirdi. O da saksının kırık olduğunun farkına varmıştı. O akşam saksıyı yeniliyebileceğini ve ertesi gün, eliyle işaret ederek, şu büyük evlerden birinde yaşıyan yaşlı bir bayana getirebileceğini söyledi. Bu bayanın bu çevredeki bahçelerin çoğunun sahibi oldugunu anlattı. Ayni gün, kendisine bu yıl Noel'de içinden hiç bir sey yapmak gelmediğini soylemisti. Merak etmiştim bu beyin kim olduğunu, sordum. Kendisinin bu bayanın bahçıvanı olduğunu soyledi.

O anda ikimizin de birer elçi olarak kullanıldığımızın bilincine vardım. Bu yaşlı bayana bir Noel hediyesi ulaştırıyorduk! Eve kadar yüzümde kocaman bir gülümseme ile yürüdüm.

Yolumuzun üstüne mucizeler her zaman çıkar, yeter ki görmek isteyelim…

©2017 by Esi Cakmakcioglu

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now